Bekledim.. bekledim.. belki biter diye her gelmeyisinle..
Gelmedin.. gelmedin.. hasretimi yukledim her bekleyise..
Yok mu bir care? yok mu sensizlige?
Katlanipta yigilan hasretinle dolan gozlerime..
Gorsem gozlerini, sevsem guzel ellerini..
Ne kalir hasretinden geriye..
Ne kalır sensiz biten her geceden geriye..
Bir tebessumle yeseren gonlumdeki bahcede,
Bir sozunle tukenen dildeki her kelimeye,
Bir tercuman vardir elbet soylemek icin icimden gecenlere..
Sozler olmasada yurekteki bir atis hissettirebilir belki sana bu aski hece hece..!
02
2010
Bekledim her gelmeyisini..
02
2010
Sevdim..
baktim.. goremedim.. sonu olmayan gecelerden aci bir nefes cektim cigerlerime..
sordum.. bulamadim.. yarini olmayan her gune lanet ederken sensiz sarildim hayaline..
sustum.. agladim.. engelleri ust uste koyupta yikmak isterken dermansiz kaldim caresizce..
bikmadim.. usanmadim.. kimseyi gormeyen gozlerime mil cekilmek istenirken dokunmak istedim tenine..
sevdim.. sevdim.. virane gonlume bir kelepce vurulmusken yemin ettim bir daha geri donmemeye..!!…
26
2010
yaşamaya sebep
Dünya ‘da aşktan öte ne vardır ki? Birini sevmek ona bağlanmak kadar güzel birşey…Birde buna karşılık gelirse herşeyden özel herşeyden güzel bir hal alır dünyamız.Ama sevmenin ve sevilmenin değerini bilmek gerekir.Aşk aşk aşk…Sevmek güzel şey fakat sevildiğin yerde de sevilmek inanılmaz güzeldir.Herkes sevemez ya da sevebilir ama herkes sevemeyebilir.Siz siz olun sevmediğiniz kimseye ‘Seni Seviyorum’ demeyin onların umudunu kırmayın belki de sahip oldukları tekşey umuttur…
07
2010
biLe…
İnanma kimseye , seni sevse bile…
Güvenme hiçbirine , sana aşık olsa bile…
İnsanları küçük görme , hiçbir şey bilmese biLe…
Her zaman mutlu ol , yüreğin yanıyorsa bile…
Kendini iyi hisset , sana ihanet edilmiş oLsa biLe…
Umursama seni sevmeyenleri , seninle ilgileniyorsa biLe…
Seversen kimseye söyleme, hareketlerin belli ediyorsa biLe..
Hep kendinLe barışık oL , hayattan umudun oksa biLe…
01
2010
Çok Ama Çok
Sinan ÖZEN
Çok Ama Çok
Sen Kaderimsin Aşkın Ta Kendisisin
İçimde Kocaman Bir Dünya Kurdum
O Dunyanın Kalbisin
Yazılmış Tüm Aşk Türküleri Sanadır Sana
Bu Yangınlar Bu Yağmurlar Sanadır Sana
Sana Birşey Söylemek İstiyorum
Kulak Ver Bana
Seni Çok Ama Çok Seviyorum
Ve Bunu Bağıra Çağıra
Söylemekten Hiç Utanmıyorum
Sevdiğini Söylemekten Utanan İnsan
Korkağın Biridir
Sen Benim Yanımdayken
Hiç Birşeyden Korkmuyorum
Seni Çok Ama Çok Seviyorum
Ve Bunu Bağıra Çağıra
Söylemekten Hiç Utanmıyorum
Sevdiğini Söylemekten Utanan İnsan
Bizden Değildir
Sen Benim Yanımdayken
Hiç Birşeyden Korkmuyorum
Söz Muzik : Murat Güneş
Aranjör : Suat Aydoğan
17
2010
aLone..
Söz vermiştik daa 2 gün önce birbirimize ‘asla bırakmıcaz’ diye. Oysa şimdi sen nerdesin ben nerde .gözlerime bakardın hani elimi tutardın ya şimdi ya şimdi kimin elini tutuyosun .:! Sarılmıştın bana hani daa dün demiştin ‘bırakma benii’.. Ben seni değil sen beni bıraktın.. Ben kendime çok kızıyorum..ben sana nasıl bu kadar bağlandım nasıl sevdim seni bu kadar .Kendime şaşırıyorum. Yapmıcam dediğim şeyleri yaptım ama senin bıraktın beni .. Eline ne geçti.. Bana yalan sevgini gösterdin bravo..!! Ben seni çok sevdim be çokk !! Ölür gibi sevdim seni her bakışında gözlerime içim titrerdi ama şimdi kim bilir kimin gözlerine bakıyosun !!
17
2010
saklanmış korkmuş ve susmuş bir sevda var
Bir bilseniz içimde kopan fırtınaları bir bilseniz yaşadığım acıları.. artık kimseyi istemez oldum kimseyi.ben ben ben ben ben artık yalnızım bu hayatta ..nasılsa tek geldim bu dünyaya tek de devam edebilirim…ama geçmişimi asla unutamam neden biliyor musunuz ? Çünkü iz bıraktılar yüreğimde , kazıdırlar,ayak altına aldılar,dalga geçtiler o masum duygularımla.. Diyorum ya ‘masum’ .. İnsanlar bu kadar acımasız bu kadar gaddar olabilir miydi oysa o kadar güzel geçen günler , o kadar sesli atılan kahkahalar , söylenilen güzel sözler ,saatlerce bana bakan bir çift göz … Meğerse hepsi ama hepsi koca bi ‘YALANMIŞ’..oda sevgisi de.. Şimdi ne onu nede onun yalan sevgisini isdemiyorum ..! Ama.. Hala yüreğimin karanlık bir köşesinde gizlenmiş, saklanmış korkmuş ve susmuş bir sevda var !…
19
2010
Evet, biri var…
Biri var… Belki bana çok uzak belki de benliğim kadar yakın. Evet ve nihayet birisi var. Yüreği sonsuz sevgi dolu, çok cana yakın ve insanlara sevdalı… Bütün bu güzelliklere rağmen yine de yüreği bazen ağlamaklı… Aslında bilmiyor, onun o güzel gözlerinden dökülen dünyanın en güzel, sevinç ve sevda gözyaşları olduğunu… Sana ağlamak kötüdür diyemem. Bazen ben de ağlıyorum. Yağmur yağıyorsa ve bir de yalnızken gözlerim buğulanıverir. Uzaklara bakarken Öylece duygulanıveririm işte. Bir insanı; yani bir çiçeği düşünürken bilmelisin ki, bir nehir gibisin. Nereye baksam oraya akıyorsun. Aktığın her yeri, sonsuz sevginle yakıyorsun. Bir de beni düşün, beni! Her an içimde bir volkan gibi patlıyorsun. Hayatta en zor şey sevgi ve hasrettir biliyor musun? Gökyüzü neden bu kadar gizemlidir? Ve biliyor musun okyanus neden bu kadar derin ve serindir? Neden rüzgar ara sıra çıkıverir? Neden kuşlar özgürce uçabilir? Ben biliyorum ve hala öğreniyorum. Evrende her şey birbirine sevdalı ve hasret içindedir. Hiçbir insanı menfaat için sevmedim ve hiçbir şeyi dürüstlüğe değişmedim. Biliyorum sen de benim gibisin. Yani ben senim, sen de bensin. Özgür bırak duygularını… Nereye gitmek istiyorsa oraya gitsin…
Yazar: Hüseyin AKKUŞ
17
2009
Seven Kızın Romanı
Nedeni anlamsız kime ne göre yanlışsız
Bir sebep uğruna bakışlarına hasret ben..
Ve çaresizliğe saplanıp kalan masum sen..
Çözümü yanıtsız kimi ne göre imkansız
Biraz yürek ateşi ve birazda cesaret
Fakat sonu bilinmez, güzel yada acı bir felaket..
Sözlerle değil, yürekle ve bedenle okunacak
Kalemle değil, gözyaşlarıyla ve mutlulukla yazılacak
Anlamı bir anlık değil bir ömür yaşatılacak
Yaşanan ve yaşayacak güzel roman..
/ SEN & BEN /
16
2009
Birinin Hayatında Bir Fark Oluşturmaya Çalışın
Okulun ilk gününde 5.nci sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir
yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı
derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkansızdı, çünkü ön sırada oturduğu
yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı.
Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi
oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli
dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle
bir noktaya geldi ki, bayan Mediha onun kağıtlarını büyük bir kırmızı
kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kağıdın üstüne
büyük ” F ” (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu. (Devamı)