You are currently browsing the archives for the Aşk category.

19 Şubat 2010

Evet, biri var…

Biri var… Belki bana çok uzak belki de benliğim kadar yakın. Evet ve nihayet birisi var. Yüreği sonsuz sevgi dolu, çok cana yakın ve insanlara sevdalı… Bütün bu güzelliklere rağmen yine de yüreği bazen ağlamaklı… Aslında bilmiyor, onun o güzel gözlerinden dökülen dünyanın en güzel, sevinç ve sevda gözyaşları olduğunu… Sana ağlamak kötüdür diyemem. Bazen ben de ağlıyorum. Yağmur yağıyorsa ve bir de yalnızken gözlerim buğulanıverir. Uzaklara bakarken Öylece duygulanıveririm işte. Bir insanı; yani bir çiçeği düşünürken bilmelisin ki, bir nehir gibisin. Nereye baksam oraya akıyorsun. Aktığın her yeri, sonsuz sevginle yakıyorsun. Bir de beni düşün, beni! Her an içimde bir volkan gibi patlıyorsun. Hayatta en zor şey sevgi ve hasrettir biliyor musun? Gökyüzü neden bu kadar gizemlidir? Ve biliyor musun okyanus neden bu kadar derin ve serindir? Neden rüzgar ara sıra çıkıverir? Neden kuşlar özgürce uçabilir? Ben biliyorum ve hala öğreniyorum. Evrende her şey birbirine sevdalı ve hasret içindedir. Hiçbir insanı menfaat için sevmedim ve hiçbir şeyi dürüstlüğe değişmedim. Biliyorum sen de benim gibisin. Yani ben senim, sen de bensin. Özgür bırak duygularını… Nereye gitmek istiyorsa oraya gitsin…

Yazar: Hüseyin AKKUŞ

4 Haziran 2009

Hêlin’im…

Hêlin’im…
Yaban güvercinim,
Bilinmez yarınlarımın şafağı,
Yarını dünlerde kalmış, kara yazmalım,
Ve boran kuşum..
Kardelen çiçeğim benim.
Ne zaman bir aşk düşünsem;
Sonu hüsran, uçurum…
Ayaklarının izi vardır orada.
bir kez olsun yalnız,
çığlığını duysam,
yüreğinden,
şiirini dinlesem.
Dağlarımın kızısın sen.
Belki tarihsin,
Bir çığlıksın belki, namussuz düzene.

Hêlin’im…
Yaşanmış en acı aşkların ifadesi,
Bilinmez vadilerin çağlayanı,

Gözlerin okunacak en güzel kitap,
Bin yıllık umut birikmiş sanki;
Kirpiklerin ağır kalkar.

Nedeni asla sorulmamış mahzun duruşunun.

Hêlin’im…
Yaşanılmayası zamanları dinlemek gözlerinde
Ve ağlamak…
yaban güvercinim,
kardelen çiçeğim benim.

Ne vakit yüzünü dönsen gözlerime,
Nice yaşanılmamış çocukluk,
Mahvedilmiş nice gençlik,
Ve acımasızca atılmış darbeler bağrışır,
tertemiz alnında…
Belki sen de haketmişsindir
kimbilir…
İnsanca su içmeyi…
Hemde ellerin titremeden tutup bardağı.
Gözlerin korkmadan, kana kana içmeyi.
Yüzünde bin yıldır saklı o güzellik.
Bir çocuğa gülümser gibi dünyaya gülümsemeyi;
tarih boyunca özledi gözlerin.
Bir bahar da sen yaşa be güzelim.

Hêlin’im….
sıcaklığım,
kara yazmalım,
kardelen çiçeğim benim…

16 Ağustos 2008

Hoş geldin, güzel kızım

Babam öleli 12 yıl olmuştu ve ben 20 yaşına geldiğimde babasız olmanın acısını artık çok daha iyi anlıyordum.
Annemle birlikte küçük ama mutlu bir dünya kurmuştuk kendimize. Mevsimlerden bahardı, sokaklarda parklarda dolaşıyordum.
Bu bahar daha bir coşkulu hissediyordum kendimi. Birçok arkadaş edinmiştim. Mehmet,Can Canı ‘ın kuzeni Merve ve daha birçoğu…
Her gün belirli saatlerde buluşup eğlenceli dakikalar yaşıyorduk. Onlarla o kadar eğleniyordum ki işe dahi gitmiyordum. (daha fazla…)