You are currently browsing the archives for the Ayrılık category.

5 Ekim 2008

Sevmeyecek Kimse

Lanet olsun her baktığım her yerde sen varsın… Bırakın beni kendi halime bırakın

gözyaşlarım aksın.
Ben ölümüne sevmiştim seni..oysa sen giderken düşünmedin bile beni ..beni
ölüme sürüklediğini bense canımdan çok sevmiştim seni. Allah’ım şahit buna
sende sevmiş olsaydın bu can fedaydı uğruna. Sen değerimi bilemedin beni
aldatıp gittin beni bir ölüden de beter ettin! Allah senin de belanı versin!
Benim yaşadıklarımın yanında beddualar bile az sana! sen bilemezsin..sen
istesen bile benim çektiklerimi hissedemezsin! Şimdi dinle bak anlatayım sana
bütün geçen günlerimi dinle zalim mutluluğu çok gördün bana, işte acı
çekiyorum, akşamları uyku girmiyor gözlerime, uyuyamıyorum aklıma geldikçe
çıldıracak gibi oluyorum… Seninle o geçirdiğim günlere lanet ediyorum !!
Ben işte her gece böyle sessizce ağlıyorum… Sayende başkasını da sevemiyorum,
senin gibi iki yüzlü insanlar senin gibi şerefsizler, vicdansızlar beni
her şeyden bıktırdılar! Böyle işte senden bana kalan hatıralar…

Durma çek git şimdi uzaklara
sen yalansın aşkında haram bana
nasıl sevdim seni inanamıyorum

Şimdi senden kalan tek hatıra

Yalan bir aşk masalı bana
Allah’ım şahit aşkıma
bağlandım ben bir anda sana

Ama sen çok gördün mutluluğu hayatıma
Benim yaşadıklarımın yanında
beddualar bile az sana

Çek git durma yanımda
kalbimdeki zalimi nasıl aldım kollarıma

Kandım taptım aşkınla yanıldım

Bu aşk bir tuzakmış bana anlayamadım
her gün hayallerle yaşadım
Sen değerimi bilemedin beni
terk ettin gittin mahvettin
beni bir ölüden de beter ettin
meğer seni çoktan silmeliymişim

Hiç sormadan seni kalbime gömmeliymişim

Bırak gözlerimden yaşlar aksın
seni de benim gibi seveni asla bulmazsın
bir gün değerimi anlayınca
pişman olacaksın
ama çok geç kalacaksın
artık canına tak edecek
seni benim gibi kimseler sevmeyecek
bu yalan aşk masalında
herkes seni bir yalancı bilecek
ve kimse seni benim gibi sevmeyecek……


5 Ekim 2008

Bugün Andım Yine Seni

bugün andım yine seni
belki çoktan unuttun sen beni
o guzel yılları unutmaya çalışıyorum
ne yapayım geçmisi geri döndüremiyorum
gözlerimden akar kanlı yaşlar
benim dertlerim hep gece başlar
artık dayanacak gücüm kalmadı
soracak bir dostum bile olmadı
herşeyi yaşadım herşeyi gördüm
ve anldım ki senden vazgeçmeliyim
bağrima taş basıp bu yerlerden gitmeliyim
ama yapamıyorum
ben senin gibi sevdiklerimi gözü yaşlı bırakp gidemiyorum
denedim denedim ama beceremiyorum
ben senin kadar insafsız olamıyorum
beni affet seni unutamıyorum

// Helin //

10 Ağustos 2008

1 mesajınız var

Hani bir hayal ya bu… Sen olsaydın hala hayatımda mesela, ben gecenin sessizliğini içimi acıtan şarkılarla bozarken, bir mesaj gelseydi telefonuma. Gülümseyerek mesajı okusaydım.
- Uyudun mu bebeğim?
- Uyumadım, sen niye ayaktasın bu saatte?
- Su içmeye kalktım.
- Uyu gülüm, erken kalkacaksın.
- Seni seviyorum, sende uyu artık. İyi geceler.
- Tamam yatıyorum. Bende seni seviyorum, iyi geceler.
-
Ve huzurla dalsaydım uykuya. (more…)

9 Ağustos 2008

Daima Mutlu Ol!

Zaman bazen hiçbir değeri olmayan çoğu zaman canımdan bir parça alıp götürün zaman su gibi akıp gidiyor gözlerimin önünden… Senin için çarpan bu kalbime zincirler vurdum senden bir başkasına vermemek için, bazılarına göre yaptığım yanlış belki bir başkasıyla ya da beni seven biriyle mutlu olmaktansa ben seni sevmeyi tercih ediyorum. Belki beni hiçbir zaman sevemeyeceksin ya da istemeyeceksin olsun ben seni böyle de sevmeye razıyım…

Bu güne kadar senin için düşündüğüm ne varsa içimden bütün geçenleri sözlerime yazdı, belki hepsini sana yazdığımın farkında değilsin ama şimdi öğrenmiş oldun artık… Kaç defa seni unutmak istedim, kaç defa artık sana içimden geçenleri yansıtmayacağım seni rahatsız etmeyeceğim dedimse de bir türlü yapamadım, sende belki bana hak verirsin ki kalbe söz geçmiyor işte… İçimde sana anlatamadığım o kadar çok şey var ki neyse yine bende kalsın nasıl olsa senin için bir anlamı yok… Ama artık merak etme bu benden sana son sözlerim artık seni rahatsız etmeyeceğim sevgimle, her şeyi sadece içimde yaşayacağım seni unutana dek… Bir şeyi de unutma ki seni her zaman çok sevdim ve hep seveceğim… İnşallah hep mutlu olursun!!

24 Temmuz 2008

Bir Dosta

bıraktın yüreğime derdi cefayı
bende istedim bu dünyada mutlu olmayı
oysa ki mutluluk bize çok yakındaydı
sevdiğim o yar hep kollarımdaydı
gitti ruhumu ateşlere atıp bıraktı
sandım tutkuyla bağlıydı bana
ne de çok bağlanmıştım ben ona
bıraktığı izler hala hayatımda
saniyeler geçmez o olmayınca yanımda
kalbimden uzakta yalnız kaldım burada
oysa ne hayallerle yaşadım ben onunla
dert ortağımdı saldı beni uçurumlara
her an hayali karşımda
çıkaramıyorum aklımdan Allah’ım yardım elini uzat bana
dayanacak gücüm kalmadı zordayım baksana
hayallerimle kaybolmuş onca senem
şimdi yarınlar bitmek bilmiyor gecem
sanki hala yanımdasın sensiz bir yanım yarım kaldı didem

24 Temmuz 2008

Yalan

hatıraların şimdi bana senden kalan
bak canım tüm insanlar yalan
seviyorum diyen dillere inanan
bu canda aptal sana kanan
kalbimin sahibiydin sen
hiç düşünmedin mi giderken
kaderime reva mıydın sen
bakarım göremem geleceği ben
nerde şimdi gidenler
ayrılığın izi silinir mi kader
şimdi gözlerimde ki yaşları kim siler
canım çekilir ruhum göçer gider…

8 Nisan 2008

GÖZLERİN KAL DİYOR

Buna nasıl ayrılık bu nasıl veda
Gözlerin kal diyor dudakların git
Bakışın anahtar gözlerin kilit
Ellerin aç diyor dudakların git

Ayrılık dönüşü olmayan nehir
Yalnızlık yıkılmış bomboş bir şehir
Kaç sevda kül oldu böyle kimbilir
Gözyaşın kal diyor dudakların git.

Gidersem bir daha dönmeyeceğim
Kalırsam kalbime yenileceğim
Çözemedim seni delireceğim
Gözlerin kal diyor dudakların git

Duvardan insin mi resimlerimiz
Yabancı olsun mu isimlerimiz
Ya o deli dolu gecelerimiz
Anılar kal diyor dudakların git

Bu romanda biter belki birazdan
Ne aşklar yıkıldı gururdan nazdan
Ağlıyor besteler yine hicazdan
Şarkılar kal diyor dudakların git

3 Nisan 2008

Kalp

Zengin genç kız kalp hastasıdır. Ailesi kızı kurtarmak için
seferber olmuştur. Tek yol kalp nakli ama nerden bulunacak?
Gazetelere ilan verilir ama hiçbir yanıt gelmemiştir. Genç kız
hastane odasında günden güne solmaktadır. Ailesi istemediği için
ayrılmak zorunda kaldığı yoksul sevgilisini düşünmektedir.
Delikanlı “Param yok ama sana verebileceğim sevgi dolu bir kalbim
var” demiştir zamanında. Genç kızında istediği budur ama lanet
olası para ayırmıştırdır onları… (more…)

20 Mart 2008

Her Sonbaharda Ölmek

Sonbahar kendini iyiden iyiye hissettirmeye başlamıştı. Kızılay meydanına bir heyula gibi çöken beton yığıntısı binalar, mevsimin kasvetini artırmaktan başka bir işlev görmüyordu. Kızılay’dan Sakarya’ya uzanan caddenin çevresindeki ağaçlar, son demlerini yaşayan benzi solmuş, parmakla sayılı yapraklarının, olası bir esintiyle savrulup düşeceğinin endişesini taşıyordu. İnsanlar olağan koşuşturmaları içerisinde bunun ayrımında değiller yada öyle görünüyorlardı.
Koşuşturma içindeki insanların arasında kırk, kırk beş yaşlarında, kırçıl saçlı, pos bıyıklı uzun boylu birisi çevresini özlem dolu bakışlarla izleyerek alçak iskemleli çay ocağına doğru yürüyordu. Sonbaharın ağaçlarda yarattığı karamsarlığın tek ayırtında olan oydu sanki. Çevresini derinlemesine inceler görüntüsüyle uzun zamandır Ankara’dan uzak olduğu bir bakışta anlaşılabiliyordu. İç ürperten tipik bir orta Anadolu sonbaharı yaşanıyor olmasına karşın, caddede ondan başka elinde pardösü taşıyan kimse yoktu. (more…)

17 Mart 2008

Ölümsüz Kırmızı Güller

Kan rengi, kıpkırmızı güllere bayılırdı. Zaten onlarla adaştı da. Rose… Gül… Kocasının sevgili Rose’u…

Her yıl Sevgililer Günü’nü kapının önünde bulduğu enfes fiyonklarla süslü kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı. Hiç aksamadan. Hatta, eşini kaybettiği yıl dahi kapısı çalınmış, gülleri kucağına bırakılmıştı..Tıpkı geçmişte olduğu gibi, küçük bir kartla birlikte..

Her yıl güllere iliştirdiği karta aynı cümleleri yazardı: “Seni, geçen sene bugünkünden, daha çok seviyorum…” Birden, bunların son gülleri olduğunu düşündü.. Önceden ısmarlanmış olmalıydı.. Öleceğini nasıl bilebilirdi?.. Zaten her seyi önceden planlamayı ve yapmayı severdi, yumurta kapıya gelmeden…

Gülleri özenle içeri taşıdı..saplarını kesti, vazoya yerleştirdi.. Vazoyu da konsolun üzerine, eşinin kendisine gülümseyen fotoğrafının yanına koydu. Orada kocasının koltuğunda oturup saatlerce güller ve fotoğrafı seyretti sessizce.. Bitmek bilmeyen bir yıl geçti.. Yapayalnız ve hüzün dolu bir yıl..

Sonra bir sabah kapı çalındı.. Tıpkı eski günlerde olduğu gibi.. Kırmızı gülleri, üzerinde küçük kartıyla birlikte eşikteydi.. Sevgililer Günü’nü kutluyordu. Gülleri içeri aldı. Şaşkınlık içinde doğru telefona gitti. Çiçekçi dükkanını aradı… Onu bu kadar üzmeye kimin hakkı vardı ? (more…)

Sonraki »