You are currently browsing the archives for the Yaşam category.

7 Mayıs 2010

biLe…

İnanma kimseye , seni sevse bile…

Güvenme hiçbirine , sana aşık olsa bile…

İnsanları küçük görme , hiçbir şey bilmese biLe…

Her zaman mutlu ol , yüreğin yanıyorsa bile…

Kendini iyi hisset , sana ihanet edilmiş oLsa biLe…

Umursama seni  sevmeyenleri , seninle ilgileniyorsa biLe…

Seversen kimseye söyleme, hareketlerin belli ediyorsa biLe..

Hep kendinLe barışık oL , hayattan umudun oksa biLe…

16 Ekim 2009

Birinin Hayatında Bir Fark Oluşturmaya Çalışın

Okulun ilk gününde 5.nci sınıfın önünde dururken, öğretmen çocuklara bir
yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, öğrencilerine baktı ve hepsini aynı
derecede sevdiğini söyledi. Ancak bu imkansızdı, çünkü ön sırada oturduğu
yerde bir yana kaykılmış ismi Mustafa Yılmaz olan bir erkek çocuk vardı.
Bayan Mediha bir yıl önce Mustafa yı izlemişti ve diğer çocuklarla iyi
oynamadığını, elbiselerinin kirli olduğunu ve sürekli olarak kirli
dolaştığını gözlemişti. İlave olarak Mustafa tatsız olabiliyordu. Bu öyle
bir noktaya geldi ki, bayan Mediha onun kağıtlarını büyük bir kırmızı
kalemle işaretlemekten, kalın çarpılar (x ) yapmaktan ve kağıdın üstüne
büyük ” F ” (en düşük derece) koymaktan zevk alır oldu. (daha fazla…)

17 Mart 2008

Özür Dilerim

Adam yeni aldığı arabasına bakmak için evinden dışarı çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle, arabanın kaportasını mahvettiğini görmüş.
Hemen oğlunun yanına koşmuş ve kaportaya vurduğu çekiçi alarak çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış.
Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş.
Doktor çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da, elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış.
Çocuk ameliyattan çıkıp, gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle,
“Babacığım, arabana zarar verdiğim için çok üzgünüm,”
demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş:
“Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?”
Babası eve dönmüş ve intihar etmiş.

17 Mart 2008

Hangisi Kazanır

Yaşlı Kızılderili Reisi kulübesinin önünde torunuyla oturmuş, az ötede birbiriyle boğuşup duran iki köpeği izliyorlardı.

Köpeklerden biri beyaz, biri siyahtı ve oniki yaşındaki çocuk kendini bildi bileli o köpekler dedesinin kulübesi önünde boğuşup duruyorlardı. Dedesinin sürekli göz önünde tuttuğu, yanından ayırmadığı, iki iri köpekti bunlar.

Çocuk, kulübeyi korumak için biri yeterli gözükürken niye ötekinin de olduğunu, hem niye renklerinin illa da siyah ve beyaz olduğunu anlamak istiyordu artık. O merakla sordu dedesine. (daha fazla…)

17 Mart 2008

Çiçek ve Su

Günün birinde bir çiçekle su karsilasir ve arkadas olurlar.
Ilk önceleri arkadaslik olarak devam eder iliskileri.
Tabii ki her zaman lazimdir arkadaslik birbirini tanimak için.
Gel zaman git zaman, çiçek o kadar mutlu olur ki suyun yaninda, içi içine sigmaz olur artik ve anlar ki suya asik olmustur.
Ilk kez asik olan çiçek etrafa kokular saçmaya baslar “Sirf senin hatirin için ey su,” diye.
Öyle bir zaman gelir ki artik su da içinde çiçege karsi bir seyler hissetmeye baslar.
Farkeder ki “Çiçege asik oldum.” Ama su da ilk defa asik oluyordur.
Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek “Acaba su beni sevmiyor mu?” diye düsünmeye baslar.
Çünkü su pek ilgilenmemektedir çiçekle… Halbuki çiçek aliskin degildir böyle bir sevgiye.
Ve dayanamaz bir gün, çiçek suya “Seni seviyorum.” der. Su “Ben de seni seviyorum.” diye cevaplar. (daha fazla…)

16 Mart 2008

Tuzlu Kahve

Kıza bir partide rastlamıştı.. Harika birşeydi. O gün peşinde o kadar delikanlı vardı ki.. Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti. Kız parti boyu dikkatini çekmeyen oğlanın davetine şaşırdı, ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti. Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular. Delikanlı öyle heyecanlıydı ki, kalbinin çarpmasından konuşamıyordu. Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı.. (daha fazla…)

13 Mart 2008

Hayatım..

(Türkce)
Kalbimin aynası gerekti, kalem ile kağıtlara döktüm…
Yazdığım besteler yaşadığım gerçekler, ya da çok istediğim hayaller. Eğer yazmaya başlamasaydım şimdi yaşayan bir ölüydüm. Kağıtlar dostum oldu, sevgim yoksul ama bu yolun sonu yoktu, sevdikçe, düşündükçe ve hayallerim oldukça Allah’ımın verdiği son nefesime kadar yazacağım. Önüme taş da, engel de çıksa atlarda geçerim. Ben yalnız tek düşünce ve tek hedefliyim ama asıl aşk ve sonsuz sevgi uğruna ölmeyi değil yaşamı göze alırım….

(Deutsch)
Alles was sich aus meinem Herzen spiegelt, schrieb ich auf Blätter….
Die Texte die ich schreibe sind Geschichten die ich erlebt habe oder Träume die ich gerne verwirkliche würde. Hätte ich nicht angefang Texte zu schreiben wäre ich jetzt nur eine lebende Leiche. Die Blätter sind zu meinen Freunden geworden mit unendlicher Liebe danach, denn solange ich Liebe, Denken kann und Träume habe werde ich schreiben bis Allah mir die Seele nimmt. Sollten Hürden auftauchen werde ich die ganz einfach überspringen. Mein Ziel ist es für die wahre Liebe nicht zu sterben sondern dafür weiter zu Leben….